Kutü’l-Amâre’nin Türk Ordusu’na Teslimi Türk Basınında

General Towsend’in birliğiyle beraber muhasarası altındaki Kutü’l-Amâre şehrinde mahsur kalması, İngiliz Irak Seferi Kumandanlığı’nın Towsend’i kurtarmaya dair faaliyetleri, bölgedeki Türk kuvvetlerinin durumu hakkında dönemin Türk basınında pek çok makale, haber, kroki, fotoğraf ya da resmi tebliğ yayınlanmıştır. Bu konulara dair gazetelerde yer alan yayınları üç şekilde sınıflandırabiliriz. Birincisi Kutü’l-Amâre’de muhasara altında bulunan General Towsen’i kurtarmak için bölgeye gönderilen İngiliz kuvvetleriyle Türk Ordusu arasında gerçekleşen savaşlara dair haberler. İkincisi; Irak cephesi ve özellikle Kutü’l-Amâre’de yapılan yanlışlıklar ile ilgili İngiliz basınında yer alan Türk kamuoyunu memnun edecek haberlerin aktarılması. Üçüncüsü ise; Kutü’l-Amâre ve havalisinde gerçekleşen çarpışmaları bölgelerin haritalar, krokiler, bu civardaki önemli şehirlerden bazılarının fotoğrafları, bölgede çarpışan kuvvetlerin komutanlarına ait fotoğraflar.

Birinci Dünya Savaşı’nda Irak Cephesi ve özellikle Kutü’l-Amâre ile ilgili Türk basınına yansıyan yayınlara daha çok İkdam ve Tercüman-ı Hakikat gazetelerinde rastlamak mümkündür. O nedenle çalışma konumuzda müracaat edilen kaynakları daha çok bu iki gazete oluşturmuştur. Söz konusu gazetelerde Mart 1916 tarihinden itibaren Irak Cephesi ve özellikle Kutü’l-Amâre ile ilgili haberlerin neredeyse her gün yayınlanmaya başladığını görmek mümkün. Örneğin İkdam Gazetesi; 18 Mart 1916 tarihinde “Cephe-i Irak’ta İngilizler Felâhiye’den Ricaate Başlıyorlar.” şeklindeki başlıkla konuyu gündeme getirmiştir. Daha sonra büyük puntolarla yazılan “Kutü’l-Amâre Mahsurlarının Teslim-i Silah Etmesi Arifesinde miyiz?” sorusu okuyuculara yöneltilerek, sonrasında ise yazının içeriğine geçmiştir. Bu haberin yayınlandığı sütun içerisinde General Towsend ve ordusunun esir bulunduğu Kutü’l-Amâre şehrini ve 24 Şubat 1916 tarihinde yapılan Felâhiye Savaşlarının meydana geldiği sahayı gösteren harita da bulunmaktadır. Haberin devamında ise; Felâhiye Savaşlarına dair bilgiler okuyucuya aktarılmıştır. 24 Şubat tarihinde vuku bulan muharebede İngilizlerin yenildiği ve Dicle Nehri’nin her iki sahilinden ricata (geri çekilmeye) başladıkları belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu savaşlarda İngiliz kuvvetlerinin kumandanı olan General Aylmer’in, Kutü’l-Amâre’ye doğru yaptığı ve bu şehirde mahsur bulunan General Towsend’i kurtarmayı amaçlayan taarruzların, Türk Ordusu’nun üstün mücadelesi ile sonuçsuz bırakıldığı bilgisi okuyucuya aktarılmaktadır. Bu haberin son bölümünde ise; bir gün önce yayınlanan ve esasen Londra’dan aldıkları bir telgrafa atıf yapılarak; artık General Towsend ve ordusunun uzunca bir süre Kutü’l-Amâre kalesinde direnebilecek halde olmadığı için Türk ordusuna “teslim-i silah” etmesinin yakın olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir.

Kut'ül Amare Zaferi Sonrası Türk Birlikleri

Kut’ül Amare Zaferi Sonrası Türk Birlikleri

General Towsen’i kurtarmakla görevlendirilen “Irak heyet-i seferiyesi kumandanı” General Aylmer’in başarısız olması üzerine görevden alındığı bilgisini ise İkdam Gazetesi, 15 Nisan 1916 tarihli nüshasında “Irak’ta İngilizlerin Vaziyeti” başlığıyla okuyucularına ulaştırmaktadır. Haberin devamında ise bu gelişme, Irak’taki İngilizler için durumun pek parlak olmadığının açık bir ifadesi olarak değerlendirilmektedir. Aynı tarihli İkdam Gazetesi, İngiliz “Morning Posta” gazetesinde bulunan bir haberi yayınlamıştır. Buna göre; söz konusu İngiliz gazetesi ülkesinin Irak seferini ağır şekilde eleştirmiş, yapılan hataları tek tek açıklamıştır. Diğer tarafta da Irak’taki Türk Ordusu’nun asker ve teçhizat bakımından mükemmel bir durumda olduğu bilgisini aktarmıştır. Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nde 16 Nisan 1916 tarihinde “Kutü’l-Amâre Mahsurlarının Fena Hali” başlığıyla yayınlanan haberde de; General Towsend’in akibeti hakkında Londra’da büyük bir endişenin egemen olduğu vurgulanmaktadır. Aynı haberde General Towsend’in içine düştüğü durum vaktiyle General Gurdun’ın Hartum’daki kaderine benzetilmektedir. Tercüman-ı Hakikat Gazetesi, “Fotunatly Rabor” isimli İngiliz gazetesinden aldığı ve 16 Nisan 1916 tarihinde “İngilizlerin Gözleri Açılıyor mu?” başlığıyla yayınladığı haberde de Irak cephesinde yaşananlara dair İngiltere’deki siyasi atmosferi sütunlarına taşımaktadır. Söz konusu haberde Irak’taki yenilgiler üzerine Avam Kamara’sında hararetli tartışmaların yaşandığı belirtilerek, başarısızlığın nedenlerine dair hükumete sorular yöneltildiği, bunları hükumet adına Mösyö Çenberlayn’ın cevapladığı ifade edilmektedir. Haberin devamında ise; Mösyö Çenberlayn hükümete yöneltilen sorulara verdiği cevaplar yer almıştır. Buna göre Çenberlayn; Irak’taki savaşların ilk zamanlarında Hindistan’dan o bölgeye yeterli sayıda asker gönderilmesine karşın savaşın öneminin arttığı ilerleyen günlerde ise Hindistan’dan çok az sayıda asker geldiğini belirtmiştir.

Bağdat üzerine yapılan askerî harekat planı ile ilgili eleştirilere de cevap veren Çenberlayn, bu planın İngiliz ordusunun en üst komuta kademesinin de onayıyla gerçekleştiğini, Dicle Nehri üzerindeki gemilerin yetersizliği nedeniyle ulaştırma ve sıhhiye işlerinin aksadığını, bu bakımdan hükumetin gerekli tertipleri almak için bir generali ve bir büyük rütbeli sivil memuru görevlendirdiğini, bölgedeki askerlerin iaşesinin gayet iyi bir şekilde sağlandığını sözlerine eklemiştir.

Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nin belirttiğine göre; Avam kamarasındaki vekiller, Mösyö Çenberlaynın verdiği bu cevapları yeterli görmeyerek, gerekli tertiplerin alınmadan Bağdat üzerine yapılan seferi ağır bir şekilde eleştirmeye devam etmişlerdir. 21 Nisan 1916 tarihli İkdam Gazetesi’nde “Son Irak Harekâtı Etrafında” başlığıyla yayınlanan bir haberde ise; İngiltere’nin Çanakkale’de olduğu gibi Asya’da da büyük bir hezimete maruz kaldığı ifade edilmektedir. Aynı haberde; 4 Nisan’da başlayan Türk taarruzu nedeniyle İngilizlerin pek çok mevzii tahliye etmeye mecbur oldukları, en az dört bin zayiat verdikleri belirtilmiş ve Kutü’lAmâre’den, İmam Ali El Garibiye’ye kadar olan bölgeyi gösteren ayrıntılı bir haritaya yer verilmiştir. Söz konusu haberin devamında ise; son dört haftadır Irak Cephesi’nde meydana gelen olayların İngilizlerin bu bölgedeki vaziyetini daha da kötü bir duruma düşürdüğü, bu dönemdeki savaşlarda dört binden fazla zayiat verdikleri, 14 makineli tüfeği ganimet bıraktıklarını ve bir miktar da esir vermek zorunda kaldıkları belirtilmiştir. İngiltere için, Çanakkale hezimetine benzer bir fecaatin pek de uzak olmadığı, bir ay öncesine kadar Kutü’l-Amâre’de mahsur kalan İngilizlerin kurtarılacağını düşünenlerin, son gelişmelerden nedeniyle mevcut durumlarını koruma endişesine düştükleri vurgulanmıştır. Haberin son bölümüde ise; Kutü’l-Amâre’de mahsur kalan İngiliz askerleri hakkında Londra’da son bir aydan beri hiçbir raporun neşredilmediği gibi artık Towsend’in birliğinin kurtarılması ile ilgili sağda solda konuşanlarında kalmadığı bilgisi paylaşılmıştır.

Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nin Berlin’den aldığı ve 22 Nisan 1916 tarihinde “İngilizler Kutü’l-Amâre’nin Sukutuna Hazırlanıyor” başlığıyla yayınladığı haberde ise; İngiliz kamuoyunun Kutü’l-Amâre’nin sukutuna (Türk kuvvetlerinin eline geçmesine) hazırlandığını ifade etmektedir. Bu haberde İngiliz Daily Telgraf Gazetesi’nin konuya dair değerlendirmelerine yer verilerek; Kutü’l-Amâre’de Türkler tarafından tecrit ve muhasara edilmiş olan İngiliz askerlerinin kurtulmasına dair İngiltere’de ümit kalmadığı, Kutü’l-Amâre’deki İngilizlerin durumunun günden güne kötüleştiği, şehrin yüz otuz gündür tamamıyla tecrit edildiği, şehre erzak gönderildiğine dair İngiltere’de uzun zamandan beri hiçbir yayına rastlanılmadığı, bu bakımdan İngilizleri Irak’ta gayet vahim ve feci bir akıbetin beklediği belirtilmiştir. Haberin son kısmında ise; “Doğu Asya’da İngiliz şöhret ve şanının Kutü’l-Amâre’ye bağlı olduğu unutulmamalıdır” denilerek Kutü’l-Amâre’nin İngiltere için ne kadar büyük bir öneme sahip olduğu ifade edilmiştir.

General Towsend’in Kutü’l-Amâre’deki durumuna dair 24 Nisan 1916 tarihli Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nde “Kutü’l-Amâre Konusunda İngilizler Bedbin.” başlığıyla yazılan ve Londra’dan elde edildiği belirtilen bir haberde ise; Kutü’lAmare’de mahsur bulunan İngiliz askeri birliğinin geleceği ile ilgili Londra’da pek umutsuz bir havanın olduğu bir kez daha okuyucularla paylaşılmaktadır. Aynı haberde; İngiltere’nin Harbiye müsteşarı olan Tenant’ın General Towsend’in durumuna dair avam kamarasında yöneltilen sorulara cevap vermekten kaçınmasının, Londra’da söz konusu kötümserliğin teyidi olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca harp muhabirlerinden Fandler’in Felâhiye’den gönderdiği haberlerin İngilizler için üzüntü verici olduğu da belirtilmektedir. Aynı gün “11 Nisan 1332 (24 Nisan 1916)tarihiyle Karargâh-ı Umumi’den Tebliğ Olunmuştur” başlığıyla yayınlanan bir başka haberde ise; bölgedeki çarpışmalara dair önemli bilgiler okuyucularla paylaşılmıştır. Bu tebliğde ifade edildiğine göre; 9 Nisan 1332 (22 Nisan 1916) tarihinde İngilizlerle Türk Ordusu arasında gerçekleşen çarpışmalar neticesinde İngilizler mağlup olarak geri çekilmişlerdir. Geri çekilen İngiliz birliklerinin şiddetli takibi ise hava şartları nedeniyle gerçekleştirilememiştir. 23 Nisan 1916 tarihinde Felâhiye’de İngilizler, Türk mevzilerini bombalamış, bazı İngiliz birlikleri Dicle’nin sağ sahiline sarkmak istemiş, ancak bütün bu çabalar Türk Ordusu tarafından engellenmiş ve bu esnada bir miktar silah ve mühimmat dahi ele geçirilmiştir. Tebliğin son kısmında ise; Kutü’l-Amâre şehrinden bazı yerel ahalinin Dicle Nehri’ni yüzerek geçtikleri ve Türk tarafına iltica ettikleri bilgisi paylaşılmıştır.

İkdam Gazetesi, 25 Nisan 1916 tarihinde “Felâhiye’de Müfremize İngilizlerin Taarruzu Kolaylıkla Def Olunuyor” başlığıyla Kutü’l-Amâre’deki son gelişmeleri okuyucularıyla paylaşmaktadır. “Towsend ordusunun mahsur bulunduğu Kutü’lAmâre’nin sukutu her gün daha ziyade yaklaşıyor. İngilizlerin bu mühim hadiseyi tehir için yaptıkları son teşebbüsler de akim kılındı” denilerek cephedeki durum okuyucuya aktarılmıştır. Bu haberin devamında ise; General Towsen’i kurtarmakla görevli ve “Kuva-i İmdadiye” olarak adlandırılan İngiliz kuvvetleri ile Türk Ordusu arasında cereyan eden savaşlara dair bir değerlendirme yapılmıştır. Buna göre; iki taraf arasında 4 Nisan 1916 tarihinde “Beyt-i Abbasi” civarında yapılan çarpışmalarda İngilizlerin 5.000 kayıp vererek geri çekilmek zorunda kaldıkları, 9 Nisan 1916 tarihinde Felâhiye bölgesindeki vuruşmalarda da İngilizlerin 3.000’in üzerinde kayıp verdikleri belirtilmiştir. Aynı haberde savaş bölgelerinin ve Kutü’lAmâre havalisinin ayrıntılı haritaları yayınlanmıştır. Kutü’l-Amâre’nin Türk ordusu tarafından muhasara edildiği dönemde İngilizlerin Kut kalesinde mahsur kalan ve gıda ve erzak sıkıntısı çeken birliklerine havadan ikmal yapmaya çalıştığına dair gazetelere yansıyan haberler de bulunmaktadır. Örneğin İkdam Gazetesi’nde resmi tebliğe binaen yer alan ve bir haberde Kutü’l-Amâre’nin Türk kuvvetlerinin eline geçmesinden bir gün önce Yüzbaşı Şuts komutasındaki Türk Tayyare Birliği’nin hava muharebesi sonucunda İngiliz tayyaresini düşürdüğü bilgisi yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Site İçi Arama
Reklam
Reklam

Kut'ül Amare Asla Unutulmayacak! - www.kutulamare.gen.tr