Kut’ül Amare Zaferi Sonrasında Genel Durum

Kut’ül Amare’nin tesliminden sonra Mayıs ayı girmiş, Irak çöllerinin cehennemi sıcakları başlamıştır. Bu sebeple İngilizler sakin görünmekteydiler. Fakat Kut olayının intikamını almak için bütün yaz hazırlık yapacakları ve nihayet sıcaklar geçtikten sonra Bağdat’ı zaptetmek için ileri harekete başlayacakları düşünebilirdi.

Kut'ül Amare Haritası

Kut’ül Amare Haritası

Esasen İngilizlerin Dicle nehri üzerinde hareket imkanları vardı. Bundan başka Basra’dan Bağdat’a doğru geniş hatlı bir demiryolu yapmak suretiyle taarruzda başarılı olabilmek için menzil hatlarını takviyeye teşebbüs etmişlerdir.

Türklerin hareketsizliğinden dolayı da 7-8 ay içinde zahmetsizce yardım kuvvetleri çağırıp her türlü taarruz vasıtalarını tamamladıktan sonra 4 tümen yani dolgun mevcutlu 48 tabur, yüzlerce top ve birçok yeni savaş aleti ve süvariyle ordusunu ikmal etmiştir. Yine nehir ve kara ulaşım yollarını yavaş yavaş fakat sistematik bir şekilde iyileştirerek bir düzene sokmuşlardır.

Buna karşı Türk ordusunun durumu çok kötüdür. İstanbul’dan Resulayn’a (Ceylanpınar) kadar zayıf kabiliyetli bir demiryolu vardır. Ondan sonra karadan Musul’a gidilecek ve oradan kelekler ile cephane, teçhizat vesaire nakledilecektir. Bunları hiç olmazsa kısmen iyileştirmek gerekmekteydi. Fakat uygun ve gerekli tedbirler, hareketler yapılmamıştır.

13. Kolordu’nun 6.Fıkrası Bağdat’tan İran sınırına sevk olunduğu gibi Dicle boyunda yalnız 18. Kolordu’nun 51. ve 52. fırkalarıyla 35. ve 45. fırkaları zayıf mevcutlarıyla terk edilerek 13. Kolordu 2.Piyade Fırkasıyla ve Müstakil Süvari Livasıyla İran’a sevk edilmiştir.

İngilizler yardım maksadıyla İran’dan Hanikin’e doğru ilerleyen Rusların Baratof Kolordusu’na karşı 13. Kolordu 2. ve 6. Piyade Fırkalarıyla Müstakil Süvari Livasından mürekkep olarak Rus hücumunu püskürtmek üzere görevlendirilmiştir.

Bu noktada karşımıza Kut’ül Amare Savaşı‘nın arka odası şeklinde görülebilecek Resulayn – Musul menzil hattı gelmektedir. Nitekim Bağdat – İstanbul hadde denilen yol Musul-Resulayn-Halep-Tarsus-Toros Dağları-Pozantı-Konya-Afyonkarahisar-İstanbul şeklinde sıralanabilir. İşte Mayıs 1916’da Bağdat hattının bitimi Resulayn idi.

Kut’ül Amare’de önemli bir yekun sayılabilecek İngiliz kuvvetlerinin Osmanlı ordusu tarafından teslim alınmasından sonra ilk akla gelen, kalan kuvvetlerinin takibi ve imhasıdır. Zira Milli Mücadele dönemi hatırlandığında Türk ordusu Polatlı’dan hareketle Yunan kuvvetlerini İzmir’de deniz döküp doğal sınırlarına ulaşana kadar savaşmayı sürdürmüştür. Yani kendi konumlarını tamamen güvenceye alana kadar takip ve imha savaş stratejilerinden birisi olarak görmüştür.

Nitekim Kut’ül Amare, Osmanlı ordusu tarafından teslim alındığı gün yani 29 Nisan 1916 tarihinde Resulayn-Musul Menzil Müfettişi Miralay (Albay) Osman Nizami, menzil bölgesinin durumunu anlatan bir raporu üstlerine göndermiştir. Bu rapordan anlaşılacağı üzere aşırı sıcakların başlaması İngiliz ordusunun takip ve imhasını belki de geciktirmiştir. Ancak meydana gelen gecikmeyi İngiliz ordusu kendi lehine kullanarak gerekli lojistik ve ikmal hazırlıklarını tamamlamıştır. Buna karşın Türk ordusu, menzil hattını ikmal edememiş, dolayısıyla İngiltere’nin tamamen mağlup edilmesi fırsatını değerlendirememiştir.

Miralay Osman Nizami, kaleme aldığı raporda hattın bölgelerini, geçtiği yerleri ve zorlukları anlatmıştır. Var olan kuvvet, müessese ve teçhizatlar hakkında bilgi vermiştir. Ardından eksikleri ifade ederek bunların giderilmesini talep etmiştir. Bu rapor uyarınca Resulayn – Musul Menzil Mıntıka Müfettişliği iki menzil kumandanlığına ayrılmıştır. Bunlardan biri Resulayn menzil kumandanlığı olup Resulayn, Telramin ve Nusaybin nokta kumandanlıklarını içermektedir. Diğeri de Hökene ve Musul nokta kumandanlıklarından meydana gelen Musul menzil kumandanlığıdır.

Resulayn nokta kumandanlığı içinde ise üç konak vardır. Bunlardan birincisi Resulayn, ikincisi Cercibşomar, üçüncüsü Hepşeri’dir. Telramin nokta kumandanlığında iki konak vardır ki birisi Telramin, diğeri Amude’dir.

Nusaybin nokta kumandanlığı içinde dört konak mevkii vardır. Bunalrdan birincisi Nusaybin, ikincisi Dökir, üçüncüsü Kebir-i Bikil, dördüncüsü Demir Kapı’dır. Hökene nokta kumandanlığı üç konak mevkiine muhtevidir ki birincisi Aklatü’l Köçer, ikincisi Avniyat, üçüncüsü Hökene’dir. Musul nokta kumandanlığı içinde de keza üç konak vardır ki birincisi Zenazil, ikincisi Hamedan, üçüncüsü Musul’dur.

Yine Resulayn – Musul Menzil Hattı develerle insanların izlerinden hasıl olma bir çizgiden ibaret ve 350 km uzunluktadır. Bir ucundan diğerine kadar hep çöl içlerinden geçmektedir. Bilhassa Dökir’den Musul civarında Dicle’ye kadar yol üzerinde tek bir köye bile tesadüf edilmemektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Site İçi Arama
Reklam
Reklam

Kut'ül Amare Asla Unutulmayacak! - www.kutulamare.gen.tr