Kut’ül Amare Yolunda Asker Anıları

Bartınlı Hamid Efendi’nin Günlüğünden: I. Dünya Savaşı ve Kut’ül Amare Anıları

(Anılar Arapça el yazısından çevrilmiştir.)

22.12.1915 Savaş devam ediyor. Kut’ül Amare kuşatıldığı günden beri taburumuzun ölü ve yaralı genç subayları: Dokuzuncu Bölük Kumandanı Kemal Bey, elinden kurşun isabetiyle yaralandı, Onuncu Bölük Mülâzimi İbrahim Efendi kafasından şarapnel parçası isabetiyle yaralandı, Onbirinci Bö­lük Mülâzimi Selim Sırrı Efendi şehid, Onikinci Bölük Kumandanı Şevket Efendi göğsünden isabet eden merminin sırtından çıkması münasebetiyle yaralandı, Dokuzuncu Bölük Mülâzimi Settar Efendi başından ve kolundan kurşun isabetiyle yaralandı, Dokuzuncu Bölük Başçavuşu şehit oldu, Onikinci Bölük Mülâzimi Seyfeddin Efendi kolundan kurşun isabetiyle yaralandı, Onbirinci Bölük Kumandanı Yüzbaşı kahraman Haşan Fehmi Beğin ayağına gülle parçası isabetiyle yaralandı, ardından vefat etti. Cümlesine Allah rahmet eylesin.”

Kut’ül Amare’de Divan-ı Harp Kurulması ve İdam Cezası

27.12.1915 Dersaadet’den çıktığımızda 1280 mevcut olup Acemistan, Kürdistan muharebelerine girildi çıkıldı. Şehit olan askerler yerine Kürd, Laz ve Türk askerler geldiler. Şimdi asker mevcudumuz 485’tir. Şimdiye kadar olan asker zayiatı bundan ibarettir. Bundan sonra hayırlısı. Bundan üç gün önce Ordu Kumandanımız Halil Paşa düşmana hücum etme emrini verdi. Saldırı sırasında birtakım zabitler hücum etmeyip orada şurada saklanıp kaldıkları gibi, vazifenin dahi yerine getirilmemesi üzerine durum Halil Paşa’ya bildirilir. Hemen bir Divan-ı Harp kurulup yargılama sırasında dört yüzbaşının idamına karar verilip hemen kuşuna dizilirler. Muharebe boyuna devam.”

Kut'ül Amare Anıları

Kut’ül Amare Anıları

İngilizlerin Hintlileri Kandırması

3.2.1916 Sakin bir gün. Bugün İngiliz Ordugâhından otuz kadar biçâre Müslüman Hintliler, Osmanlı tarafına geçmeleri üzerine sorgulamada İngilizlerin pek kuvvetli bir ordusunun yakın zamanlarda cephemize geleceğini bildirdiler. Cenab-ı Hak, Peygamberimizin hürmetine her daim bizlere yardım etsin.

Bu İngiliz mel’ununda bir huy vardır ki, Müslü­manları kendi tarafına çekmek için hileler yapar. Bu kâfir şiddetli saldırdığı zaman Osmanlı istihkâmlarında (Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer) çok sayıda şehit verilirken hemen ezan-ı Muhammedi okurlar. Bu kâfir ezan-ı Muhammedi okunduğunu duyar duymaz top ve piyade ateşini keser. Ezan bitene kadar ateş etmez. Tilki bile bu İngiliz Mel’unu kadar kurnaz değildir. İngilizleri zannedersin ki ha şimdi ha yarın Müslüman olacaklar.”

Ali İhsan Bey’in Üzüntüsü

8.2.1916 İstirahat. Fakat savaşta çok sayıda şehit verilmektedir. Top sesleri ortalığı velveleye verir. Bugün Alayımıza Ordu Kumandanımız (Kolordu olmalı) Ali İhsan Bey (Sâbis) geldi. Asker önünde tek tek bakarak dolaştı. Başladı ağlamaya. “Ah ne edelim, üstad (deneyimli) askerlerimden kimse kalmamışdır” deyip yürüyüp gitti.

9.2.1916 İstirahat, Alayımı­zın kahraman askerlerinden, savaşta marifet gösterenlerine nişan ve madalya verildi ve bu kahramanlar içinde bizim Bartın’ın Okçular köyünden Ahmed oğlu Tâhir’de vardı. Fırka Kumandanı bahşiş olarak iki Osmanlı ve madalya verdiğinde Tahir’in sırtını sıvazladı ve buyurdu ki “Ey karındaşlar, işte bu arslanlar İngilizleri domuz sürüsü gibi önüne katub kovalayanlardır.” ardından Tahir’e “Evladım sen bu madalyayı muhafaza eyle. Evlâd-ı sülâlene (torunlarına) senden bir yâdigâr kalsın” dedi.

Devrek’li Kadir Çavuş

20.2.1916 Savaş devam ediyor. Akşam saat onbire geldi. Düşman hemen karadaki topçularına ve sudaki gambotlarının topçularına vererek yine tranbet ateşine başladı. Sabah namazı vaktine kadar ateş devam etti. Sabah namazı vaktinde istihkâmları­mıza çok sayıda olduğu halde hücum etti. Osmanlılar zaten avcılıkta yeteneklidir. Geçim zamanı geldiğinde avlanırlar(!) Ardından şiddetli ateş açılıp topçu, piyade ve mitralyöz ateşleri üzerine pek yoğun telef olduktan sonra kaçmaya mecbur olmuştur.

Şükür Allaha kurmayların keşfi üzerine savaş yerinde 7500 düşman leşi düşüp kalmıştır. Tayyarelerimiz Kût’a, düşman üzerine 15-20 adet büyük bomba attılar. Bu savaşta Devrek kazasına tâ­bi Musad nahiyesinde Tabaklar’dan Kadir Çavuş isminde bir Türk yavrusu, İngilizlerin istihkâmlarımıza yaklaştığında hemen istihkâmdan dışarı atlayıp 11 İngiliz askerini süngü ile telef, 3 adet genç İngiliz askerini ise esir edip istihkâmımıza getirmiştir. Bunun üzerine Kadir Çavuş pek şan ve şerefe ulaşmış, buna bir zabitlik ve iki adet kahraman madalyası ve on adet kırmızı altın lira bahşiş olarak armağan edilmiştir. (Bu yiğit iki buçuk sene sonra yine savaş meydanında çok fazla düşmana hırs ile saldırdığı zaman şehit olmuştur. Allah rahmet eylesin.)

Bartınlı Hamid Efendi’nin Kut’ül Amare Anılarının devamı için tıklayınız.

“Kut’ül Amare Yolunda Asker Anıları” için 2 cevap

  1. […] » Hamid Efendi’nin Kut’ül Amare Anıları 1. Bölüm […]

  2. darKLord dedi ki:

    Kahraman Bartınlı Hamid Efendi, nur içinde yat.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Site İçi Arama
Reklam
Reklam

Kut'ül Amare Asla Unutulmayacak! - www.kutulamare.gen.tr