Kut’ül Amare Savaşı

Osmanlı ordusunun zaferle sonuçlandırdığı Kut’ül Amare Savaşı dönemin komutan ve devlet adamlarının anılarına yansıyan şekliyle aktarılmıştır.

Kut’ül Amare Savaşının Nedenleri

3 Ekim 1915 tarihli günlüğünde General Townshend, İngiltere’nin asıl amacını, Basra vilayetindeki konumlarını sağlamlaştırmak amacıyla Kut’ül Amare’yi işgal etmek şeklinde ifade etmiştir.

General Townshend

General Townshend

Bu doğrultuda Ammare’nin 3 Haziran 1915’te İngilizler tarafından işgalinden sonra 1 Ağustos’ta General Townshend maiyetinde bulunan 6. Fırka ile ileri harekete başlayarak Aliyülgarbi mevkiini işgal etmiştir. 15 Eylül’de de Kut’ül Amare‘nin bir günlük mesafesine kadar sokulmuştur.

29 Eylül’de ise Kut’ül Amare İngilizlerin eline geçmiş, General Townshend, 15 bin kişilik kuvvetiyle Kasım ayı ortasında Bağdat istikametinde ileri yürüyüşe başlamıştır. Ancak 22 Kasım’daki Selman-ı Pak Savaşı sonucunda bu girişimi sonuçsuz kalmıştır.

Kut’ül Amare’nin Kuşatılması

General Townshend savaşarak Kut’ül Amare’ye çekilmek zorunda kalmıştır. Albay Nurettin Bey komutasındaki Türk ordusu, 7 Aralık’ta İngiliz kuvvetlerini Kut’ül Amare’de tamamen kuşatmıştır.  Kuşatma devam ederken Irak’ta 6. Ordu’nun kurulması kararlaştırılmış ve kumandasına Goltz Paşa tayin edilmiştir.

Nurettin Bey

Nurettin Bey

Bu arada General Townshend’in birliklerini kurtarma maksadıyla 1916 yılının ilk dört ayı içinde İngilizler pek çok teşebbüste bulunmuşlardır. Bunun için Fransa cephesinden iki tümen ile diğer bir takım birlikler Basra’ya getirilmiştir. Türkler de Dicle’nin iki tarafında birbiri arkasında üç müstahkem mevki hazırlamışlardır. 7/9 ve 13/14 Ocak’ta şiddetli savaşlardan sonra ilk iki mevzilerinden geriye atılmışlardır.  Üçüncü mevzide ise İngilizler, büyük kayıplar verdirilerek püskürtülmüştür.

Şubat 1916’da ise 18. Kolordu, 51. ve 45. Fırkalarıyla Kut’ül Amare‘yi kuşatmaya devam etmekte ve 52. Fırka da Felahiye mevziini savunmaktaydı. Menzil bölgesinin durumu ve konumunu kontrol adına Kolordunun 2.Fırka 5.Alayı Kolbaşısıyla Musul’a 1. Alayı da Resulayn’a gitmişlerdir.

Kut’ül Amare Savaşının Sonuçlanması ve Zafer

Daha sonra Türkler, Felahiye mevziine çekilerek 9 ve 22 Nisan 1916’da şiddetli taarruza uğramışlardır. Ancak İngilizler bu hücumlarında başarı sağlayamamışlardır. Bu olaylar devam ederken Mareşal von der Goltz, Bağdat’ta tifüsten ölmüştür. Goltz Paşa’nın ölümünden sonra 27 Nisan 1916 tarihli Padişah iradesiyle Mirliva Halil Paşa’nın asıl olarak 6. Ordu Komutanlığı’na tayin edilmiş olduğu tebliğ olunmuştur.

Mareşal von der Goltz

Mareşal von der Goltz

Türk ordusunun komuta kademesindeki zorunlu değişikliklerin meydana geldiği sıralarda General Townshend, elinde bir peksimet bile kalmadığını görmüş ve bu durumu Halil Paşa’nın da bildiğini düşünerek 29 Nisan 1916’da teslim olmuştur.

Kut’ül Amare Savaşı Sonrasında Durum

Irak’ı ele geçirmek isteyen bir devlet, Anadolu topraklarına sahip değilse bu işi güneyden yapmaya çalışacaktır. Bu açıdan Irak haritasına bakıldığında ilk olarak güneyde Kut’ül Amare‘nin ele geçirilmesi gereklidir. Buranın alınması durumunda Bağdat ve Musul yolu açılmış olacak ve Anadolu’ya geçiş sağlanabilecektir. Bu amaçla I.Dünya Savaşı sırasında İngiltere, Kut’ül Amare‘yi ele geçirmiştir.  Ancak Osmanlı Devleti, bir uzvunun yaralanmasının doğurduğu can havliyle hareket etmiş ve kısa bir sürede Kut’ül Amare‘yi geri almştır.

Kut’ül Amare’nin geri alınmasıyla birlikte Osmanlı Başkomutanlık Karargahı, Almanya’nın jeopolitik politikalarına yenik düşerek bölgedeki kuvvetlerini İran’a sevk etmiştir. Ayrıca savaş bölgesinin arka odası olarak nitelendirilen Menzil Hatlarını da takviye etmemiştir. Aslında bölgede savaşan komutanlar ve yetkililer durumun farkına zamanında varmıştır. Bu vesileyle ordu lojistik ve ikmalinin tamamlanması ve eksiklerin giderilmesini isteyen raporlar hazırlayıp sunmuşlardır. Fakat gereken yapılmamıştır. Günümüzde Muhabere Hizmet Desteği olarak adlandırılan Menzil Teşkilatı ve Tesislerine yeterli özen gösterilmemiştir.

Neticede rahat bir hareket imkanı bulan İngiltere, sistemli bir şekilde lojistik ihtiyaçlarını tamamlayarak eskisinden daha kuvvetli bir şekilde harekete geçmiştir. Kut’ül Amare başta olmak üzere bütün Irak’ı işgal ederek ele geçirmeyi başarmıştır.

Kut'ül Amare Zaferi

Kut’ül Amare Zaferi

Zaten 1908’den itibaren oluşturulmaya başlanılan Menzil hat ve teşkilatlarının önemi Kut’ül Amare Savaşı ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. Savaşlardan sonra ele geçirilen yerlerin kaybedilmemesi adına geri hatların sürekli hazır durumda bulundurulması gereği anlaşılmıştır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Site İçi Arama
Reklam
Reklam

Kut'ül Amare Asla Unutulmayacak! - www.kutulamare.gen.tr