Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi 5

İngiliz ordusu, Türk birliklerinin bölgeden geri çekilmesinden sonra, 29 Eylül 1915 günü Kutü’l-Amare’yi işgal edebildiler. Kutü’l-Amare’nin işgaliyle birlikte İngilizler Basra vilayetinin ve güneydeki su yollarının tamamına yakınını kontrol altına almış oldular.

Townshend bundan sonraki nihai hedef olarak Bağdat’ı gördüğünü ancak birliklerinin de fazla yıpranmaması için şimdilik işgal edilen mıntıkanın kuvvetlendirilmesinden yana olduğunu üst komutanlığa bildirerek verilecek emri beklemiştir.

İngilizlerin bu baskın tarzındaki taarruzları karşısında 35. ve 38. Piyade Tümenleri oyalama muharebeleri yaparak daha da kuzeye çekildiler. Türk birliklerinin Kutü’l-Amare’yi boşalttıktan sonraki teşebbüsü aslında kuzey yönünde ve yaklaşık 150 km’lik bir geri çekilmeydi. O günün koşullarına göre oldukça güç olan bu geri çekilme harekatını başaran Türk kuvvetleri, sağ kanadı Dicle dirseğine dayalı olan (Bağdat’a 32 km mesafede bulanan) Selmanpak mevziini tuttular. Selmanpak, Müslümanlar için kutsal bir mekandı, çünkü sahabeden Selman-ı Farisî’nin mezarı buradaydı. Ordularındaki Hint Müslümanlarından çekinen İngilizler yazılı ve sözlü emirlerinde askerlerin etkilenmesinden çekindiklerinden dolayı buraya antik Helenistik çağdaki “Ctesiphon” adını vermişlerdi.

Bu sırada Türk kuvvetleri Kafkas ve Suriye cephesinden gönderilen birliklerle takviye edildi. Irak ve Havalisi Komutanlığının kuvveti şimdi kadrolarında büyük eksikliklere rağmen dört piyade tümeni, bir süvari tugayı, iki aşiret tugayına çıkmıştı. Dolgun mevcutlu dört piyade ve bir süvari tugayından oluşan İngiliz kuvvetlerinin sayısı ise General Townshend’in hatıratında belirttiğine göre 14.000 savaşçıdan ibarettir.

Halil Kut Paşa

Halil Kut Paşa

Irak Cephesinde bu gelişmeler olurken Irak ve İran cephesi için teşkil edilmiş olan 1. ve 5. Seferî Kuvvetler, yeniden düzenlenerek 18. Kolordu teşkil edilmiş ve bahse konu tümenler de 51. ve 52. Tümen adıyla bu teşkilatta yer almıştır. 18. Kolordunun başına Enver Paşa’nın kendisinden bir yaş küçük amcası Albay Halil Bey (Halil Kut Paşa) atanmıştır. Enver Paşa kolorduya 4 Ekim 1915’de Irak ya da İran’da muhtemel bir askeri harekat için Bağdat’a intikal emrini vermiştir. Burada ayrıntı olarak vermek gerekirse, 5. Seferî Kuvvet, 3. Ordu Komutanlığının 24 Ekim 1915 tarihli emriyle Irak cephesine görevlendirilmiş; bu defa isim değişikliği ile yani 52. Tümen adıyla Yarbay Bekir Sami Bey komutasında 27 Ekim 1915 tarihinde Hınıs-Muş üzerinden yaya olarak Irak’taki yeni görev yerine hareket etmiştir.

52. Tümenin kurmay başkanı ise Yüzbaşı Rahmi (Apak) Bey’dir. Erzurum-Diyarbakır yolu yaklaşık 350 km olup tümenin bu yolu bütün birlikleriyle beraber kat etmesi ancak 50 yürüyüş günü süreceği, Diyarbakır’dan Musul’a yaya yüründükten sonra Dicle nehrinden keleklerle 23 günlük bir yolculuk yapılacağı ve toplam 73 günlük bir yolculuğun ardından tümenin Bağdat’a varabileceği hesaplanmıştır. Ancak 52. Tümen hesaplanandan daha hızlı hareket etmiştir.

Tümene bağlık birlikler 17 Kasım’da Cizre’ye, 22 Kasım’da Musul’a, 3 Aralık’ta da Bağdat’a ulaşmış ve 37 günlük yorucu bir yolculuğun sonunda Irak ve Havalisi Komutanlığının emrine girmişlerdir. Irak ve Havalisi Komutanlığına ait 16 Aralık 1915 tarihli kuvve cetvelinde 52. Tümen’in personel olarak 183 subay, 6442 ere sahip olduğu, 4606 tüfeğinin olduğu, 6 adet topunun da yolda olduğu, toplam 1389 yük hayvanı bulunduğu belirtilmektedir. Irak Cephesine ulaşan Albay Halil Bey, Irak ve Havalisi Komutanı Albay Nurettin Bey’le cepheyi teftiş etti. Albay Halil Bey komuta ettiği kuvvetlerle kendisinden daha kıdemli olan Albay Nurettin Bey’in emir komutasına bağlandı.

Nureddin Bey

Nureddin Bey

Irak ve Havalisi Komutanlığı gelen takviye birlikleriyle birlikte 19 makineli tüfek, 52 top ve 20.000 kişiye yaklaşan bir kuvvet ve ayrıca 400 kişilik bir süvari birliğiyle İngilizlerle kader muharebesine girişecekti. İngilizler, Türk ordusuna gelen bu yeni takviye kuvvetlerden habersizce hazırlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu defa Türkler, -Townshend hatıratında eşit sayıda askere sahip olduğunu belirtmesine rağmen sayıca İngiliz ordusunun üzerinde bir personel gücüne kavuşmuşlardı. Albay Nurettin Bey, gelen bu yeni kuvvetlere güvenmekle birlikte birliklerinin o güne kadar gösterdikleri kötü savaş deneyimlerinden dolayı da endişeli idi. Bu sırada İngiliz istihbaratı da binlerce savaşçı ere sahip olan Anize ve Şammar aşiretlerinin Türklerin safında yer aldıklarını tespit ederek, İngiliz karargahını uyarmıştır.

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi 1

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi 2

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi 3

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi 4

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi 6

Kutü’l Amare Kuşatmasından Önce Irak Cephesi Son

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Site İçi Arama
Reklam
Reklam

Kut'ül Amare Asla Unutulmayacak! - www.kutulamare.gen.tr