Cemil Bey – Osmancık Taburu Kumandanı

Cemil Bey! Görülen ve işitilen bütün fedakarlıkları kendi şahsında toplayan bu kahraman askerimiz de Irak cephesindeki diğer şehitlerimiz gibi Irak çöllerinden cennete uçtu.

Süleyman Askerî Bey ile birlikte Irak’ta İngilizlerle uzun müddet çarpışarak düşmanı defalarca perişan eden Osmancık Taburu Kumandanı Cemil Bey, Kurna civarında Rota suyunun kahraman müdafileri ile birlikte fevkalade fedakarlık göstererek 20 Ocak 1915 tarihinde şehadete ermiştir. Öyle ki, topyekun hücum eden düşmana pek az bir kuvvetle karşı gelen Cemil Bey bir şarapnel parçası ile gövdesini ve kollarını olduğu yerde bırakarak ve (Allah Allah… Hücûm… Hücûm!…) sedasıyla sarı kumlar üzerinde asil kanını akıtarak dört beş adım daha ileriye doğru yürüdükten sonra yere düşmüş ve tüyleri ürperten bu manzara karşısında hayret içinde kalan Osmancık‘ın kahraman ve azimli askerleri tarafından son ve kesin bir hücum icrasıyla düşmanın oradan uzaklaştırılmasını sağlamıştır.

Esasında, bu muharebeden sonra kaybına ihtimal verilmeyen Cemil Bey‘i sonsuza kadar kaybetmiştik. Onun ölümüne kimse inanamıyor ve başına üşüşenler kan pıhtılarıyla kurumuş ve soğumuş cesedinden halen ses almak istiyorlardı. Cemil Bey ebediyete koşarken, her zaman karşımızda biraz daha alçalan ve alçaldıkça ne olduğu ortaya çıkan soysuz düşmanda arkasına bakmaksızın kaçıyordu.

Cemil Bey

Cemil Bey

Cemil Bey askerlik mesleğini takdire şayan bir şekilde icra eden bir komutandı.

19 Nisan 1904 tarihinde Mekteb-i Harbiye’den Teğmen olarak mezun olduktan sonra Üçüncü Ordu’ya gönderilmiş ve 6 Şubat 1909’da Mekteb-i Harbiye bölük komutanlığına nakil olarak 25 Eylül 1909’da Üsteğmenliğe terfi etmiştir.

1 Kasım 1909 tarihinde jandarma teşkilatına hizmet ettiği sırada Bağdat’a gönderilerek 23 Şubat 1911’de Bağdat Efrad-ı Cedîde Mektebi bölük kumandanlığına tayin edilmiş ve bilahare hizmeti son bularak 4 Nisan 328 tarihinde Bağdat’dan hareketle uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Trablusgarb’a ulaşarak savaşa katılmış ve oradan yoldaşı Süleyman Askeri Bey‘le birlikte hayli fedakarlık yaptıktan sonra 29 Ekim 1912 tarihinde başarılı hizmetine istinaden yüzbaşılığa terfi etmiştir. Aynı tarihte Bingazi Kuvvetleri Kurmay Subaylığı vazifesini yerine getirmiş ve fedakarlıkların ardından İstanbul’a dönmüştür.

Bir müddet Bolayır’da (Miralayı Nuri Bey müfrezesiyle beraber) bulunmuş ve 18 Şubat 1914 tarihinde İzmir alayının Aydın taburunun Söke bölüğü kumandanlığına tayin edildikten sonra birinci dünya savaşının ilanı sonrasında Irak’a giden ilk kuvvetlerden Arabistan çöllerinde ölmez ve unutulmaz bir nam bırakan Osmancık Taburu’yla birlikte Bağdat’a gitmişti.

Osmancık Taburu komutanlığına Binbaşı Üsküdarlı Cemil Bey atanmıştı. Osmancık Taburu ve sefere katılacak gönüllüler arasında Binbaşı Ali (Çetinkaya), Yüzbaşı Halil ( Türkmen ) Üsteğmen Nazilli’li Fuat, Yahya Kaptan, Üsteğmen Fikri, Teğmen – Yazar Mehmet Ali ( Fetgeri ), Yedek Subay Hamza Osman ( Erkan ), Üsteğmen Emirganlı Şevket ve Doktor Yüzbaşı Sinoplu Sefer Beyler gibi Teşkilat’ı Mahsusanın fedai subayları bulunuyordu. Irak’a gidecek kuvvetlere Süleyman Askeri Bey komuta etmekteydi.

Her şeyden önemlisi sevdiği vatanının düşman tecavüzüne maruz kalan bir parçasını kurtarmaya koşan Yüzbaşı Cemil Bey, zafer için daima tatlı ümitler besler ve canını verdiği son dakikaya kadar düşmanın kesin ezilme haberlerini beklerdi. Evet.. Çok sürmedi bu beklenilen haberler gelmeye başladı. Bir müddet sonra Felahiye civarında İngilizler hezimete uğradı ve perişan oldu.

Kutü’l Amâre sükut etti; fakat bu şanlı ve muzafferiyet haberleri onun “zafer” seslerini bekleyen kulağına erişemedi. Kutü’l-Amâre’nin semalarında dalgalanan yeşil ve al bayrakları Irak’ın bütün çarşılarında yapılan şenlikleri görmeye ömrü vefa etmeyen Cemil Bey şimdi Rota’da yeşil hurma ağaçlarından uzanan gölgeler altında sarı kum tabakalarının kefenlediği bir mukaddes içinde uyuyor.

O, kendisini yakından tanıyanlarca: Bir ölümsüzdü. Halbuki, ölüm onu da aramızdan uzaklaştırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Site İçi Arama
Reklam
Reklam

Kut'ül Amare Asla Unutulmayacak! - www.kutulamare.gen.tr