Basında Kut’ül Amare Zaferi

Osmanlı Devleti, Irak Cephesi’nde son derece hazırlıksız yakalanmıştı. Ancak bölgedeki zayıf askeri gücüne ve sınırlı imkânlarına rağmen, Çanakkale’den sonra,  İngilizlere ikinci bir darbe indirmişti. Dünyanın en güçlü devletinin bir tümen askerinin kayıtsız şartsız teslim alınması İngilizler açısından gurur kırıcı idi. Bununla birlikte, Osmanlı Devleti açından da büyük bir onur ve sevinçti. Dolayısıyla Osmanlı yetkilileri böyle bir zaferi kazanmaktan duydukları sevinci tüm dünyaya ilan etmişlerdi.

Osmanlı ordusunun Çanakkale’de yazdığı destanın bir yenisi Irak Cephesi’nde gerçekleşmişti. Askeri yetkililer cephedeki askerin kahramanlığını yaşatmak ve diğer harp bölgelerindeki askerleri ve halkı motive etmek için bu destanları basının ve propaganda unsurlarının imkanları ile değerlendirmeyi ihmal etmemişti. Çanakkale’de kazanılan tecrübe ve Almanların verdikleri teknik desteklerle zafer görsel alanda ve yazılı basında olabildiğince yer almıştı. Başkumandanlık Vekâleti bu projeyi desteklemekteydi.

Halil Paşa bir gecede tüm ülkede ve müttefik başkentlerde kahraman ilan edilmişti. Irak Cephesi’nden kazanılan bu başarı ve zafer vakit kaybedilmeksizin bütün imkanlarla basında duyuruldu. Genelkurmayın işin mutfağında olduğu Harp Mecmuası’nın Nisan 1332 sayısında Kutü’l Amare Zaferi hemen işlendi. 6.Ordu Komutanı Goltz Paşa’nın resmi kapaktan verildi.

Harp Mecmuasında Goltz Paşa

Harp Mecmuasında Goltz Paşa

İkinci sayfada tam sayfa olarak Halil Paşa’nın resmi yer aldı. Aynı şekilde Nureddin Bey, diğer komutanların ve esir alınan başta General Townshend olmak üzere İngiliz komutanların resimlerine yer verildi ve çerçeve yazılarında zaferin nasıl kazanıldığı ve Osmanlı ordusunun fedakarlığı, kahramanlığı ve azmi vurgulandı. Günlük gazeteler de bölgeden aldıkları haberleri ve genel karargahın resmi tebliğlerini yayınladı.

Halil Paşa

Halil Paşa

Özellikle Mayıs ayı boyunca Kut Zaferi ile ilgili birçok yazı, yorum, makale ve resim yayınlandı. Gazetelerin bir kısmı 29 Nisan günü telgrafın Başkumandanlık Vekâlet’ine gelmesinden sonra akşam için ilave baskı yaptıkları anlaşılmaktadır. Tanin gazetesi 30 Nisan tarihli nüshasında “dün akşam neşrettiğimiz ilavemizin suretidir” şeklinde başlık atarak aynı haberi tekrar vermişti.

General Townshend

General Townshend

Irak Cephesi’nde 29 Nisan 1916 tarihinde kazanılan Kutü’l Amare Zaferi, Harb‐i Umumi’de Osmanlı ordusunun zor şartlar altında ve imkânsızlıklar içerisinde, Çanakkale’den sonra İngilizlere karşı kazandığı ve bir İngiliz tümeninin bütün personeli ile birlikte esir alındığı bir zaferdir. Kut Zaferi yerli ve yabancı basında geniş bir şekilde yer bulmuştu. Basında önce muharebenin sonucu ve  İngiliz ordusunun tümüyle esir edildiği kamuoyuna resmi tebliğle duyurulmuştu.

General Nikson ve Askerleri

General Nikson ve Askerleri

Mayısın ilk günlerinden itibaren kuşatmanın detayları, zaferin nasıl kazanıldığı, İngiliz yardımlarının nasıl engellendiği, Osmanlı ordusunun kahramanlıkları, komuta kademesinin savaşın idaresindeki kabiliyetleri, başta General Townshend olmak üzere İngiliz asker ve subaylarının esir ediliş süreçleri ve toplu olarak esir fotoğrafları yer almıştı.

Miralay Nureddin Bey

Miralay Nureddin Bey

Osmanlı basınında ilerleyen günlerde 6.Ordu komutanı ve erkânına gönderilen tebrik telgrafları yer almıştı. Özellikle Halil Paşa ve Enver Paşa’ya meclis, padişah ve diğer hükumet üyeleri tarafından tebrik telgrafları gönderilmiş  ve bunlar cevapları ile birlikte basında yer almıştı.

Kutü’l Amare’nin Muzafferiyeti Etrafında” başlığı ile çıkan haberlerde müttefik devletler imparatorlarının Osmanlı yetkililerini kutlama mesajları ve onlara verilen cevabi telgraflar aynen verilmişti. Tebrik ve takdir mesajları günlerce yayınlanmıştır. Kut haberleri verilirken öncelikle başkent İstanbul’da ve taşrada yapılan kutlama törenleri, fener alayları ile halkın sevinci paylaşılmıştı. Anadolu ve Balkan şehirlerinde yapılan kutlamalar neticesinde zaferi kazanan askeri ve mülki erkâna tebrik telgrafları gönderilmişti. Bu kutlamalara en güzel örnek kuşatmanın meşakkatine aylarca katlanan Bağdat ahalisinin yaşadığı sevinçtir. 6. Ordu karargâhının bulunduğu Bağdat’ta üç gün üç gece yapılan kutlamaların detayları Sabah gazetesinde yer almıştı.

Sabah’ta çıkan “Kutü’l Amare’nin Sükûtundan Sonra” başlıklı haberde Osmanlı ordusunun kazandığı Kutü’l Amare Zaferi’nin bütün dünya matbuatında haber olduğu ve konunun ehemmiyetine dair haberler çıktığı ifade edildikten sonra hadisenin Bağdat’ta duyulması ile birlikte halkta bir sevinç tufanı meydana geldiği ve parlak bir tezahürat yapıldığı bildirilmişti. Bağdat’ta çıkan yerel gazeteleri kaynak olarak veren Sabah gazetesi  şehirde üç gün üç gece şenlik yapıldığını belirtmişti. Belediyenin organize ettiği şenliklerde fener alayları, kayık tenezzühleri, müsamereler ve öğrencilerin gösterileri yer almıştır. Bağdat’ta neşredilen Sada‐yı  İslam gazetesinin detaylarını verdiği törende 6. Ordu komutanı ve askerleri sevinç gösterileri arasında selamlanmıştı. Goltz Paşa’nın mezarı başında bir anma töreni düzenlenmişti. Mülki ve askeri makamların nutukları ile tören sona ermişti.

Hz. Peygamberin Doğum Gününde Kut Zaferi

Buna ilaveten, daha önce Sada‐yı İslam’da çıkan “Kutü’l Amare Muhasarası” başlıklı makale Servet‐i Fünunʹun 25 Mayıs 1916 tarihli sayısında tekrar yayınlanmıştı. Makalede  İngilizlerin teslim oluş  süreci anlatıldıktan sonra ilginç tespitlerde bulunulmuştu. Bunlardan ilki: “…günde dört buçuk milyon sterlin sarf eden zengin  İngiliz milletine mensup bir ordunun,  İngilizlerin âleme tatbik etmek istedikleri (aç bırakmak) politikasının bir ceza‐yı manevisi olarak açlıktan terk‐i silah eyle[diği]” yönündeydi. Diğeri ise  İngilizlerin Kutü’l Amare yenilgisinin batı cephesindeki başarısızlıklarına kıyasen daha maliyetli olduğu  şeklindeydi. Bu maliyeti anlatmak için de  şu iddialı cümleye yer verilmişti: “Kutü’l Amare mağlubiyeti,  İngiliz cihangirliğinin Fatiha‐i indirası olacaktır”. Yani Kutü’l Amare Zaferi  İngilizlerin dünya hükümdarlığına son verecek olayın ilk adımı olarak değerlendirilmişti. Bunun dışında dikkat çekilen bir husus da böyle bir zaferin Hazreti Peygamberin doğum gününe rast gelmesi idi.

Kut’ül Amare Zaferi Coşkusu İstanbul’da

30 Nisan akşamı, Başkent İstanbul’da haber duyurulur duyulmaz İtfaiye ve Merkez Muhafaza Tabur mensupları, ellerinde meşaleler ile askeri bando eşliğinde Harbiye Nezareti’nin önünde Beyazıt Meydanında toplanarak Osmanlı ordusunun Kutü’l Amare’deki başarısını kutlamışlar;  İstanbul halkı da bu gösteriye katılarak töreni icra edenleri coşkuyla alkışlamışlardı.

1 Mayıs akşamı da Üsküdar’daki çeşitli okul talebeleri tarafından “muhteşem bir fener alayı” tertip edilmiş, halkın ve memurların katılımı ile bando eşliğinde caddelerden geçilerek hükumet konağı, belediye dairesi ve Selimiye Kışlası önünde tezahürat yapılarak Osmanlı ordusu tebrik edilmiş ve başarılarının devamı temenni edilmişti.

Müttefiklerin Kut Zaferi Coşkusu

İstanbul’da ve taşrada yapılan kutlamalar ile birlikte Osmanlı’nın I. Dünya Savaşı’nda kader birliği yaptığı müttefikleri de bu sevince ortak olmuşlardı. Özellikle Viyana, Berlin ve Sofya gibi başkentlerde ve diğer şehirlerde günlerce sevinç gösterileri yapılarak Osmanlı ordusunun kazandığı büyük zafer kutlanmıştı. Bu gösteri ve kutlamalara dair haberler, Osmanlı basınında sıklıkla yer almıştı.

Sultan Reşad’ın ve Mebusan Meclisinin Kut Zaferi Kutlaması

Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa Mabeyn‐i Hümayun vasıtasıyla Sultan V. Mehmed Reşad’a Kut muhasarasının başarıyla sona erdiğini ve General Townshend’ın komutasındaki 13.300 mevcutlu  İngiliz ordusunun harp esiri olarak teslim alınmaya başlandığını ifade ederek Osmanlı ordusunun kazandığı bu zaferden ordular başkumandanı padişahı haberdar etmiş ve daha pek çok zaferler kazanmayı Cenab‐ı Allah’tan niyaz ederek tebriklerini sunmuştu.

Sultan Reşad da aynı gün Kutü’l Amare Zaferi’ni müjdeleyen telgrafı aldığını ve aylardan beri düşman karşısında metanetle savaşan Osmanlı ordusunun askerinden kumandanına kadar bütün fertlerini tebrik ettiğini ve başarılarının devamı için duacı olduğunu ifade etmişti.

Meclis‐i Mebusan Reisi Hacı Adil Bey, Kutü’l Amare Zaferi’ni kazanan 6. Ordu Kumandan Vekili Halil Paşa’ya telgraf göndererek samimi tebrik ve dualarını ifade etmişti. Enver Paşa’nın Kutü’l Amare Zaferi ile ilgili telgrafı mecliste okunarak meclisin orduya olan  şükranları ifade edilmişti.  İlerleyen günlerde kuşatmayı başarıyla yürüten 6. Ordu personeline, kahramanlık gösteren birliklere ve kumandanlık erkanına çeşitli ödüller takdim edilmişti.

Müttefiklerden Kut’ül Amare Zaferi Tebriği

Osmanlı idarecilerinin ve ordu mensuplarının karşılıklı tebrik ve kutlamalarından sonra müttefik devletlerin askeri ve mülki makamlarından da çeşitli kutlama mesajları gelmiş ve bu mesajlar basında genişçe yer bulmuştu.

Alman imparatoru II. Wilhelm Sultan Reşad’a gönderdiği telgrafta Kutü’l Amare’nin geri alınmasından duyduğu sevinci dile getirmiş ve bu zaferin de tıpkı Gelibolu gibi tarih boyunca Alman‐Osmanlı dostluğunun bir göstergesi olarak anılacağını belirtmiştir. Alman İmparatoru’ndan sonra Alman Genelkurmay Başkanı General Falkenhaym da Enver Paşa’ya gönderdiği mesajında Türk ordusu ile iftihar ettiğini ifade etmişti.

Milli Ajans’ın geçtiği haberlere göre Bulgar Genelkurmay Başkanı General Jekov, Enver Paşa’ya gönderdiği tebrik telgrafında Bulgar ordusu namına kazanılan zaferden duyduğu sevinci ifade etmiş ve kahraman Osmanlı ordusunu tebrik etmişti. Avusturya‐Macaristan İmparatorluğu’ndan Karl Pollak Rainhenberg şehrinden Dâhiliye Nezareti’ne tebrik telgrafı göndermişti. Aynı şekilde Viyana Belediye Başkanı da tebriklerini iletmiştir. Saksonya Kralıda Berlin Sefareti aracılığıyla tebriklerini ve Osmanlı ordusu hakkındaki övgülerini iletmişti.

Kut’ül Amare Zafer Marşı Bestelendi

Müttefik ve tarafsız devletlerin askeri ve mülki idarecileri ve basın temsilcileri Kutü’l Amare’deki Osmanlı zaferini tebrik etmişler ve Osmanlı Devleti ile müttefik olduklarından dolayı duydukları sevinci paylaşmışlardı. Berlin Sefareti, Berlin’de zaferin duyulmasından sonra “itibarlı” birçok kişinin bizzat sefarethaneye gelerek ya da yazılı olarak tebriklerini ilettiğini  İstanbul’a bildirmişti. Bu tebrik mesajları Mayıs’ın ilk iki haftası boyunca devam etmişti. Kutü’l Amare başarısından sonra Osmanlı müttefikleri arasında yer alan Prusya’nın Konningberg  şehrinde askeri orkestra müdürü Paul İvan tarafından Kutü’l Amare Zafer Marşı bestelenmiş ve padişah Sultan Reşad’a takdim edilmişti.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Site İçi Arama
Reklam
Reklam

Kut'ül Amare Asla Unutulmayacak! - www.kutulamare.gen.tr